Bankacılık Hukuku

Mevduat toplayarak kaynak yaratan ve bu kaynağın ekonomide kullanılmasına aracılık eden kuruluşlar olarak bankalar, kanun koyucu tarafından kamu hizmeti veren kurumlar olarak değerlendirilmektedir. Gerek bu durum gerekse de devletin, sermaye piyasasının sağlıklı ve düzenli işleyebilmesine ilişkin gereken önlemleri alma, sistemin düzenli işleyişini sağlama ve geliştirme şeklindeki ödevleri de göz önünde bulundurularak bu alanda ayrıntılı ve kapsamlı düzenlemeler yapılmıştır.

 

Bankacılık Hukuku; genel anlamı ile bankaya para yatıran mudi ile bankaların ilişkisini, banka işletmesini ve bankaların kendi aralarındaki ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Temel olarak iki ana başlık altında incelenebilecek bu hukuk alanının ilki, bankaların kuruluşu, faaliyetleri, faaliyet konuları, örgütlenmesi, denetlenmesi ve faaliyetlerine son verilmesine ilişkin kuralların düzenlendiği alandır. Bir diğer alan ise bankaların üçüncü kişilerle yapmış oldukları işlemleri konu edinen düzenlemelerdir.

 

Bankacılık hukuku denildiğinde akla ilk olarak finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanmasına, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gelmektedir. Ancak bu Kanunun, çoğunlukla bankacılık sektörünün sağlıklı bir biçimde yürütülebilmesi için gerekli olan ve önemli kabul edilen düzenlemeleri içermesi nedeniyle 2. maddesinde yapılan atıf ile, bu Kanunda açıklık bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanacaktır. Bu itibarla özellikle de bankaların üçüncü kişilerle yapmış oldukları sözleşme ilişkilerine Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun ve İcra ve İflas Kanunu gibi kanunların ilgili hükümleri uygulanmaktadır.

 

Öte yandan bu alan, Sermaye Piyasası Kanunu, Kredi Kartları Kanunu, Çek Kanunu, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu gibi özel kanunlarla da yakın ilişki içerisindedir. Bankacılık alanında belirttiğimiz genel ve özel kanunlarının ardından uygulanan düzenlemeler ise sırası ile Bakanlar Kurulu Kararnameleri, bankacılık kanunu veya diğer ilgili kanunlar çerçevesinde çıkarılmış olan yönetmelik ve tebliğlerdir.

 

Finans Hukuku ise; para, kredi, tahvil, faktoring gibi ticaret dünyası için büyük önem arz eden pek çok işlemin kurallarını belirleyen hukuk dalıdır. Görüldüğü üzere Bankacılık Hukuku ile Finans Hukuku birbirini tamamlamakta olan hukuk dallarıdır.

 

Günümüzde dünyanın tek bir global pazar haline gelmesi ile de bankacılık ve finans alanı uluslararası bir sektöre dönüşmüş, bu alandaki iş ve işlemlerin hukuksal çeşitliliği artmıştır. Alandaki gelişmeler ve meydana getirdiği önemli değişiklikler doğrultusunda ülkemizde de bankacılık ve finans hukuku her geçen gün önemini daha da artıran bir hukuk dalı halini almıştır. Daha önce de ifade edildiği üzere bu alanlardaki düzenlemelerin ayrıntılı ve kapsamlı olması, güncel değişimlere uyum sağlamak ve beklentilere yanıt olabilmek amacıyla bu düzenlemelerde sıklıkla değişikliklerin yapılabilmesi gelinen nokta itibariyle bu alanlarda hukuki danışmanlık hizmeti almayı kaçınılmaz bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Previous
Previous

Kişisel Verilerin Korunması Hukuku

Next
Next

Fikrî ve Sınai Mülkiyet Hukuku